17 Ocak 2008 Perşembe

MAREŞAL FEVZİ ÇAKMAK PAŞA

Bunda 2,5 yıl önce, mesai arkadaşım Murat hocayla otururken bir soru aklıma takıldı ve kendisine sordum,
—Şu resimde Mustafa Kemal Paşa’nın arkasında yer alan pos bıyıklı babacan adamı tanıyor musun?
—Tabi tanıyorum Mareşal Fevzi Çakmak Paşa,
— Peki, kim bu adam
—Mareşal olduğunu biliyorum, Cumhuriyetin ilk Genelkurmay Başkanı
—Başka
İnanın ikimizde bundan başka bir şey bilmiyorduk. Evet, sevimli, babacan ve bizden biri yapısı vardı. Ancak bu mümtaz şahsiyet hakkında belli bir araştırmacı kitle haricinde, nerde doğmuştur, kimdir, çocukları var mıdır? Varsa neden sesleri çıkmaz? İşte bu soruların yanıtlarını aramak için o günden itibaren bir çalışmaya giriştim ve bugün 500 sayfanın üzerinde bir kitap haline geldi.
Mareşal Fevzi Çakmak, kurtuluş mücadelesi düşüncesinin üç mimarından biridir. Mustafa Kemal Paşa, Fevzi Paşa ve Cevad Paşa’nın, o zamanki Osmanlı Genelkurmay başkanlığında otururken yaptıkları bir konuşma, İzmir’in kurtuluşu ile askeri açıdan son bulmuş, siyasi açıdan ise günümüze kadar devam eden bir sürecin başlangıcı olmuştur.
Fevzi Paşa, İstanbul’da Harbiye Nazırı iken, Türk düşmanı Damat Ferid Paşa kabinesinin işbaşına gelmesi ile bu görevinden ayrılmış ve Ankara’ya intikal etmiştir. Bu intikal sırasında bir gecede ilimize bağlı Osmaneli ilçesinde kalmıştır.
Meclisin en karışık döneminde, mecliste yaptığı ilk konuşma ile Mustafa Kemal Paşa’ya desteğini vermiş, Paşa’da ömrü boyunca bu Mareşalini Genelkurmay Başkanı olarak ordusunun başında tutarak güvenini göstermiştir.
Mustafa Kemal Paşanın, hakkını helal ettiği kişilerin başında yer alır. Mustafa Kemal Paşanın ağır hastalığı döneminde yanında bulunmuş, Celal Bayar’ın anlattığına göre, ağır hastalığındaki nutuklarını Fevzi Paşa dikte etmiştir.
Gazi’nin vefatında başlayan Cumhurbaşkanlığı tartışmalarına ‘’ Bu işe askeri bulaştıranı vururum ‘’ diyerek en büyük aday olmasına rağmen İsmet Paşanın önünü açmış ve Cumhurbaşkanı olmasını sağlamıştır. Meclisteki seçimlerde locada oturarak ve alkışlayarak İsmet Paşaya desteğini göstermiştir.
Cumhuriyet ordusunun ilerlemesi için yaptığı birçok yenilikler vardır. Özellikle askeri manevralar, askeri teçhizat bakımından o yok günlerde elinden geldiği kadar yenileştirmeye çalışmış, yeni Türk ordusunun temellerinin atılmasında büyük pay sahibi olmuştur. II. Dünya Savaşı sırasında ısrarla savaşa girmemizi isteyen İngiltere’ye karşı durmuş ve ‘’ Yeni silahlarınızı bizimle paylaşırsanız bu savaşa dâhil oluruz ‘’ diyerek bir şeyler istemiş, bu duruma alışık olamayan İngiltere ise bu isteği karşılamadığı için II. Dünya Savaşı yıkımından kendimizi korumuşuzdur.
Mareşalin hayatı savaşlarla geçmiştir. İlk görev yeri olan bugünkü Kosova sınırları içerisindeki Metroviça’ dır. Buradaki ayaklanmalarla başlayan savaş yaşamı, Balkan Savaşları, I. Dünya Savaşında ki, Çanakkale, Doğu Cephesi ve Filistin hatlarında birçok savaşlara katılmıştır. Anadolu savaşlarının başlamasından kısa süre önce Ankara’ya gelerek, I. ve II: İnönü savaşlarında Genelkurmay Başkanı, Sakarya ve Büyük Taarruzda ise Başkomutan Kurmay Başkanı ve savaşın planlayıcısı olarak görev almıştır.
Ancak 1944 yılında İsmet Paşanın yazdığı bir kâğıt parçası ile emekliye sevk edilen bu değerli komutan, sevenlerinin ısrarı üzerine 1946 şok erken genel seçimlerde DP’den bağımsız İstanbul milletvekili olarak meclise girmiştir. Ancak ömrünün büyük kısmı savaşlarda ve askerlikte geçen bu değerli komutan siyasete hiç ısınamamıştır. Siyaset ‘’ dik duruşların savaş alanı ‘’ olmadığını gören Mareşal her ne kadar Millet Partisinin kurucusu ve doğal başkanlığını da yapsa da o askerlik günlerini hep aramıştır.
Ameliyat için gittiği hastanede başarılı bir ameliyat geçirmesine rağmen, Ankara’dan geldiği söylenen bir kan plazmasının, paşaya verilmesinde birkaç saat sonra ağırlaşmış ve 12 saat gibi kısa bir sürede komada kaldıktan sonra, eşi Fitnat Hanımın deyimi ile ‘’ Allah ‘’, ‘’ Allah ‘’ diyerek bu hayata 1950 yılında veda etmiştir.
Büyük bir öğrenci topluluğu ve halkın ellerinde kaldırılan cenazesi Eyüp mezarlığındadır.
İşte iki buçuk yıl önce başladığım bu çalışma artık bugünlerde noktalanmak üzeredir. Kitap olarak çıkacak bu eserin bir boşluğu dolduracağını ve Mareşalin gençlere tanıtılması açısından etkili olacağını düşünmekteyim. Bugün ailesinden Ahmet Çakmak Amerika’da bir üniversitede öğretim üyesidir. Amcazadeleri İstanbul’da yaşamaktadır. Kendileri ile yaptığım görüşmelerde en üzüldüklerinin eskiden Genelkurmay Başkanlığına, bayramlarda Mareşalin resimlerini asarlardı şimdi asmıyorlar olmuştur.
Mareşalin bazı olaylarını aşağıda vereceğin internet sitesinden öğrenebilirsiniz. Geçmişimize sahip çıkmak açısından herkes üzerine düşeni yapması gerektiği inancındayım. Saygılarımla;
http://maresalfevzicakmakpasa.blogcu.com

Hiç yorum yok: